Teknik direktör Radomir Dalović’in maç öncesi açıklamalarında da bu satır araları okunuyordu: “Rakibin gücünün farkındayız, disiplinli olmalıyız.”
Bu cümleler Türk futbolunda çoğu zaman tek bir anlama gelir: risk almayacağız.
Risk alınmadı da.
Yeni transferlerin hiçbiri ilk on birde sahada yoktu. Jadel Chanda Katongo, Samuel James Mather, Görkem Sağlam ve Semih Güler… Neredeyse bir haftadır takımla çalışan, fiziksel olarak hazır olduğu söylenen bu oyuncular kulübede bekledi. Teknik heyetin maç sonu yaklaşımı ise tahmin edilebilir düzeydeydi: “Uyum süreci, maçın temposu, dengeyi bozmak istemedik.”
Ama şu sorunun cevabı hâlâ yok: Eğer bu maçta değilse, ne zaman?
Ramazan Civelek’in sakatlığıyla yapılan Lionel Carole değişikliği zorunluydu, buna itiraz yok. Ancak asıl tartışılması gereken hamle, sahanın iyilerinden Mendes’in oyundan alınmasıydı. O ana kadar orta sahada direnç koyan, pas bağlantısını ayakta tutan tek oyuncu Mendes’ti. Yerine giren yeni transfer Görkem Sağlam, beklenen katkıyı veremedi. Bu da bir “oyuncu eleştirisi” değil; zamanlama eleştirisi.
Maç ilerledikçe Beşiktaş’ın baskısı arttı, Kayserispor doğal refleksle geriye yaslandı. 80. dakikalardan sonra sahada tek taraflı bir oyun vardı. İşte tam bu anlarda teknik direktör hamlesi beklersin. Oyunu rahatlatacak bir dokunuş, tempoyu kesecek bir değişiklik… Ama o hamle gelmedi.
-
dakikada yapılan üç oyuncu değişikliği ise maçın kırılma anı oldu. Takım zaten ceza sahasına hapsolmuşken, orta sahadan daha önce Mendes’in çıkması yetmezmiş gibi Furkan Soyalp’in de oyundan alınmasıyla orta saha tamamen çöktü. Cardoso ve Mane’nin de bu değişiklik paketine dahil edilmesiyle Kayserispor’un sahadaki dengesi dağıldı. O dakikadan sonra golün gelmesi sürpriz değildi, gecikmişti.
90+5’te gelen gol, sadece Beşiktaş baskısının değil, maç stresinin ve yanlış zamanlamaların sonucuydu. Kaleci Bilal Bayazıt iyi bir maç çıkardı; bunu teslim etmek lazım. Ama golde yapılan adam paylaşımı hatası, artık bireysel değil kolektif dağınıklığın göstergesiydi.
Maç sonu Kayserisporlu futbolcuların açıklamaları da tabloyu değiştirmedi: “İyi mücadele ettik, şanssız bir gol yedik, çalışmaya devam edeceğiz.”
Bu cümleler doğru olabilir ama eksik. Çünkü sorun mücadele değil, cesaret ve planlama.
Benim asıl anlamadığım nokta şu: Neredeyse bir haftadır takımla çalışan yeni transferlerin ilk on birde hiç düşünülmemesi. Evet, kulübe güçlenmiş görünüyor. Ama sahaya baktığımızda tablo değişmiyor. Takımda hâlâ net bir sağ bek yok, net bir stoper yok, oyunu kuracak bir beyin yok. Kartal Kayra Yılmaz’ın yokluğu hâlâ doldurulabilmiş değil.
Özetle Kayserispor bu maçı sadece Beşiktaş’a karşı kaybetmedi.
Kendi cesaretine karşı da kaybetti.
Ve bu ligde, cesaret göstermeden puan almak her geçen hafta daha zor hale geliyor.
Ayhan Baynal
Facebook Yorumları